Buy Antabuse online

Site İçi Arama


Genel Arama
Sözlük Evinde Arama
Kullanıcı Girişi

  • SUS!!!

    Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta

    SUS!!!

     

    Gene de sen söyle"Susmanın güzelliğini istiare eden bir yazıyı söylemenin güzelliğine menzil bir yazı izliyor. Böyle olacağı belliydi. Sözü sükut, sükutu söz tamamlıyor; çünkü dairenin üzerinde, döngü biteviye. Kabz'ı bast, bast'ı kabz izlemede. Fetret iki sıtma nöbeti arasındaki mesafe.

    Altınla gümüşün, tatlı dil ile yılanın ezeli öyküsü. Söz ve susma, dengenin ölçüsü.

    "Bütün yazarlar gümüş değilse" susmanın altınlığı tartışılmalı. Söz güzel ve tehlikeli silah, "kese savaşı, bitire başı".

    Mevlana'nın, susmanın güzellemesine tahsis edilmiş onca beytine fazla da aldanmamalı. Şöyle ya da böyle, onlar "son beyit" neticede. Mevlana "Gene de sen söyle" demiyor mu, "Gene de sen söyle". Söz gelince susmayı feryada eş tutmuyor mu: "Ben sustum amma Allah'ım, bensiz canımdan bir feryattır kopuyor." Musa, söylemek istediğini söyleyemeyip de yüreği daraldığında, sözü istemiyor mu? "Rabbim dedi, yüreğime genişlik ver", "Dilimden şu bağı çöz ki sözümü anlasınlar." (20/25, 27, 28)

    Söz büyü, büyüyü bozan da söz. Söz düğüm, düğümü açan da söz.

    Söz şiir, söz nesir. Söz susma, söz konuşma. Söz afet, söz nimet. Söz zaaf, söz meziyet. Söz ölüm, söz kalım. Söz dirim, söz sağaltım.

    Ve söz bulma ve söz yitirme. "Aşk bir uzun hece" Yunus'a göre. Hilal gibi Elif de halden hale. Susmak naz. Susturmak niyaz. "Ben senin güzelinim, söyle bana, demesi için mahsustan susarım" diyor Mevlana. Ve Şems'e mektubu yetiyor onun, ille de ve sadece. "Kul susar padişah söyler", sen susma söyle. Padişahsın söyle. Ben sustum, sen söyle.

    Bir vasıf ararken içimizdeki yangına, başkasından ödünç aldığımız ses, o ses. Söz büyülü, söz ürkütücü. Söz susmadan da mı güçlü?

    Hale uyan söz güçlü. Hali bilmeyen kelamı neylesin, kelamı bilmeyen hali ne diye bilsin?

    Perde kalkarsa hal ile kaal ayrılacak. Sonra hal ile kaal perde kalkınca bir daha ayrılmamak üzere bir olacak.

    "Seni anlatıyorsam sendeki halimi gördüğümdendir", böyle miydi?

    Kimi, kelam ile ifade edemez. Kimi halini bilmez. Kiminde ise hal ile kelam birbiri içre. İki nokta "dairenin hikmetinde" tam üst üste.

    Diye/bildiklerim. Aslolan söz. Siz beni ne diye/bildinizdi?

    Söz, muktedir çekim. İktidar kipi. Asıl sözlerim, diye/bilemediklerimde miydi?

    Öteyi de işaret eden söz, hali de. Elif, lam ve he ile "Allah" da yazılıyor "lale" de. Söz sözün de içinde. Sözün içine gir ki öteye geçesin. Hali bilesin. Sözü bilmeden hal, hal olmaz. Hale girmeden kelam kemal bulmaz.

    Hepsi O çünkü. Söyleyen O'nu söylüyor. Susan O'nu susuyor.

    Dua bunun örneği. Dualarda hallerde. Dualarda sözlerde. Sus duada. Söyle duada. "Yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle, (7/205)." Duada.

    Rabb'ini an. Söyle, an. Dua ses, dua söz.

    Söz hatırlatma. Zikir bu yüzden önemli. "Aşık, sevgilisinin sözünü duyarak, O'nun zikrini tilavet ederek, O'nu hatırlayarak dinlemelidir." diyor Muhiddin ibn Arabi.

    Varlık, İlahi kelamdan. "Kün" ile, adem vücuda kalb olur. Bu yüzden varlık dinlemeyi bilir ve sever. Çünkü sözle başlamıştır bütün oluş. "Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?" "Evet". Öyleyse "kün/ol".

    Böylece söz alındı ve insan muhatap kılındı. Büyük buluşmada "bilmiyordum" demesin, sözünden dönmesin. Unutmasın. Vaz geçmesin.

    Dua. Tespih ve zikir.

    Sözü tekrarla. Ve hatırla.

    Verdiğin sözü hatırla.

    Ve tekrarla. Sözü tekrarla.

    Sorumluluğunu bil. Ezel tanışıklığından rücu etme.

    Sözün kıymeti bu yüzden.

    Ahde vefa, verilen söz üzerinde ısrar temel prensip. Her şey alınan ve verilen söz etrafında: "Onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar Kitap'takini okumamışlar mıydı", deniyor ayette, (7/169).

    Sözle ilgili ayetlerin sayısı susmakla ilgili olanların yanında ne kadar fazla. Aslolan söz: "Bizim buyruğumuz bir anlık bakış gibi bir tek sözden başka bir şey değildir", (54/50) buyrulmadı mı?

    En güzel isimler Allah'ın. Kelam O'na ait değil mi? O'ndan gelmedi mi?

    "De ki" diye başlamıyor mu onca ayet? Ayetin kendisi "apaçık söz" değil mi?

    Ve dahi yazı da söz. Ne varsa olacak, hepsi de Levh-i Mahfuz'a kayıtlı değil mi?

    Yazı söz. Kitap da söz, kalbe inen. Kitap mürşid. Kitap hikmet. Kitap açıklayıcı. Kitap uyarıcı. Kitap çağrı. Kitap yazı. Kitap zikir. Alemler için.

    Bir kitap olarak indi. "Sözün en güzeli". Ağaçlar kalem ve denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave olunsa yazmakla tükenmeyecek olan söz, (18/109, 31/27).

    Sözüm kasideleri, sözüm redifli gazeller; sözün güzelliğinden söz eder sözüm/ona. Sonsuz söz karşısında sınırlı söz neyi anlatabilir ki?

    Söz sürek. Söz sürgün. Söz davet, söz düğün.

    Bir "ol" sözü ile Adem topraktan yaratıldı ve ona isimler öğretildi. Adem, insan neticede. Meleklere bir üstünlüğü de daha fazla isim bilmesinde.

    İbtida kelam vardır. İlk emir "Oku"dur. Müjdesiyle evine dönen Peygamber muhatabına, "konuş benimle" der, "konuş". "Kellimini ya hümeyra".

    Kim sözü inkar ediyor?

    Kaos kozmosa söz ile dönmüyor mu?

    "Gülden ve her şeyden geriye yalnızca adı kalmıyor mu?

    "Mecnun'un sade adı var", Fuzuli böyle demiyor mu?

    Susmanın onca güzellemesini yapan Mevlana, ondan da geriye, onca söze dökülmüş bir Divan'la bir Mesnevi kalmıyor mu?

     

    bârânî
    e-mail: bilgi@rumimevlevi.com

    

    Yazarın Diğer Yazılarını Göster / Author's Other Articles

Röportajlar
Anket

Uluslararası Rumi Mevlevi Topluluğu'nun Sitesini Nereden Öğrendiniz?





Neticeler


Other Polls

konser nukte multimedia foto kitap evi