Buy Antabuse online

Site İçi Arama


Genel Arama
Sözlük Evinde Arama
Kullanıcı Girişi

Anasayfa Yazarlar Cemiyeti bârânî "GEL" Rubaisi Hakkında Araştırma Notları
  • "GEL" Rubaisi Hakkında Araştırma Notları

    Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta

    Bâz â bâz â her ân çi hestî bâz â
    Ger kâfir u gebr u but-perestî bâz â
    În der-geh-i mâ der-geh-i nevmîdî nîst
    Sad bâr eger tevbe-şikestî bâz â

    ***


    Pişman ol da gel, nâdim ol da gel
    her an varlığından tövbe et de aslına geri gel
    Eğer; Kâfir, Ateşperest veyâ Putperest olsan bile
    tövbe et de aslına geri gel
    Güzel bakanların Hakk'a ibadet yeridir
    ibadethanemiz, kurtuluştur ümitsizlere
    Yüz def'a tövbeni bozmuş olsan bile,
    ne olursa olsun tövbe et de aslına geri gel..

    Farsçadan Tercüme Eden: bârânî

    ***

    Dön yine dön tövbe et de aslına geri dön
    Kâfir, Mecusi ve Pagan da olsan geri dön
    Umutsuzların umut kapısıdır bu gönlümüz
    Ne kadar bozmuş olsan da tövbeni geri dön


    BÂZ Â: pişman ol, nâdim ol, tevbe et, yanlışından dön, vazgeç,
    rücû et, dön gel, yine gel, geri gel, ..
    Yeniden, tekrar oynatan, oynayan, geri ve arka tarafa doğru...
    gibi manalara gelir.
    Çi : (Çe) f. Ne? Nasıl? (Soru edatı),
    Taaccüb ve hayret yerinde de kullanılır.
    Hestî : Varlık. Var olma. Mevcudiyet.
    În : İri ve güzel gözlüler.
    Der-geh: f.Cenab-ı Hakk'a ibadet edilen yer.
    Mâ : Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri)
    Kâfir: Küfür işlemiş kişiye denir
    Gebr: Ateşe tapan
    Nevmîdî Ümitsizlik
    Nîst: f. Değildir, yoktur.
    Sâd : Yüz sayısı
    Bâr : Def'a, Kez, Kere
    Tevbe-şikestî : Tevbesini bozan




    Rubâî, Yüce Allah'ın bildirdiği ve okumamızı emrettiği Kur'an da yer alan ve 39. sure olan Zümer suresindeki 53-54. âyetlerinin meâlidir: De ki: ey nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağrifet buyurur, şübhesiz ki o öyle gafûr öyle rahîm o. Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.

    Ziya Paşa (Harabât, II, 242) bu rubainin sahibinin Baba Efzal Kâşî olduğunu yazmaktadır. Konu ile yakından ilgilenen ilim erbâbına göre, bu meşhur rubâînin Mevlânâ'ya âid olma ihtimâli yok gibi.. Yapılan araştırmalar, dahâ çok, başkalarının bilhassa da Baba Efdâl-i Kâşânî veyâ Şeyh Ebû Saîd Ebu'l-Hayr'ın eseri olduğunu gösterir yönde.

    Bu rubai, Hazreti Mevlana`nın eserlerini yayınlamayı, Mevlana ve eserleri hakkında etütler yapmayı kendisine gaye edinen Tahran Üniversitesi`nin değerli Profesörü merhum Bediuzzeman Firuzanfer`in en eski yazma nüshalarından faydalanarak, gayet nefis bir şekilde nüsha farklarını da göstererek neşretmiş olduğu ve tamamladığı ‘Divan-ı Kebir`in yalnız rubailere tahsis ettiği yedinci cildindeki 1983 rubai arasında bulunmadığı gibi... Mevlana`nın rubailerinin asıllarını Türkiye`de ilk defa olarak 1896 yılında İstanbul`da Ahter matbaasında basılan ve Mevlana`nın torunlarından merhum Veled Çelebi İzbudak tarafından neşredilen; 1642 rubaiyi ihtiva eden ve Rubaiyyat-ı Hazret-i Mevlana adlı eserde de yoktur. Yine bu rubai 1944 yılında merhum Asaf Haled Çelebi tarafından Mevlana`nın Rubaileri adı altında asılları ile beraber tercümeleri de neşredilen 276 rubai arasında da bulunmamaktadır.

    Adı geçen rubaideki "Baza" emrinin Farsça`da "Baz ameden" fiilinden yapıldığını, bunun da pek çoklarının zannettiği gibi "yine gel" manasından çok “vazgeç, bırak terk et” manalarına gelir. Semantik açıdan Hz. Mevlâna döneminde "baz ameden" fiili zikrettiğimiz manada kullanılır.

    

    Yazarın Diğer Yazılarını Göster / Author's Other Articles

Röportajlar
Anket

Uluslararası Rumi Mevlevi Topluluğu'nun Sitesini Nereden Öğrendiniz?





Neticeler


Other Polls

konser nukte multimedia foto kitap evi