Bâz â bâz â her ân çi hestî bâz â
Ger kâfir u gebr u but-perestî bâz â
În der-geh-i mâ der-geh-i nevmîdî nîst
Sad bâr eger tevbe-şikestî bâz â

***


Pişman ol da gel, nâdim ol da gel
her an varlığından tövbe et de aslına geri gel
Eğer; Kâfir, Ateşperest veyâ Putperest olsan bile
tövbe et de aslına geri gel
Güzel bakanların Hakk'a ibadet yeridir
ibadethanemiz, kurtuluştur ümitsizlere
Yüz def'a tövbeni bozmuş olsan bile,
ne olursa olsun tövbe et de aslına geri gel..

Farsçadan Tercüme Eden: bârânî

***

Dön yine dön tövbe et de aslına geri dön
Kâfir, Mecusi ve Pagan da olsan geri dön
Umutsuzların umut kapısıdır bu gönlümüz
Ne kadar bozmuş olsan da tövbeni geri dön


BÂZ Â: pişman ol, nâdim ol, tevbe et, yanlışından dön, vazgeç,
rücû et, dön gel, yine gel, geri gel, ..
Yeniden, tekrar oynatan, oynayan, geri ve arka tarafa doğru...
gibi manalara gelir.
Çi : (Çe) f. Ne? Nasıl? (Soru edatı),
Taaccüb ve hayret yerinde de kullanılır.
Hestî : Varlık. Var olma. Mevcudiyet.
În : İri ve güzel gözlüler.
Der-geh: f.Cenab-ı Hakk'a ibadet edilen yer.
Mâ : Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri)
Kâfir: Küfür işlemiş kişiye denir
Gebr: Ateşe tapan
Nevmîdî Ümitsizlik
Nîst: f. Değildir, yoktur.
Sâd : Yüz sayısı
Bâr : Def'a, Kez, Kere
Tevbe-şikestî : Tevbesini bozan




Rubâî, Yüce Allah'ın bildirdiği ve okumamızı emrettiği Kur'an da yer alan ve 39. sure olan Zümer suresindeki 53-54. âyetlerinin meâlidir: De ki: ey nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağrifet buyurur, şübhesiz ki o öyle gafûr öyle rahîm o. Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.

Ziya Paşa (Harabât, II, 242) bu rubainin sahibinin Baba Efzal Kâşî olduğunu yazmaktadır. Konu ile yakından ilgilenen ilim erbâbına göre, bu meşhur rubâînin Mevlânâ'ya âid olma ihtimâli yok gibi.. Yapılan araştırmalar, dahâ çok, başkalarının bilhassa da Baba Efdâl-i Kâşânî veyâ Şeyh Ebû Saîd Ebu'l-Hayr'ın eseri olduğunu gösterir yönde.

Bu rubai, Hazreti Mevlana`nın eserlerini yayınlamayı, Mevlana ve eserleri hakkında etütler yapmayı kendisine gaye edinen Tahran Üniversitesi`nin değerli Profesörü merhum Bediuzzeman Firuzanfer`in en eski yazma nüshalarından faydalanarak, gayet nefis bir şekilde nüsha farklarını da göstererek neşretmiş olduğu ve tamamladığı ‘Divan-ı Kebir`in yalnız rubailere tahsis ettiği yedinci cildindeki 1983 rubai arasında bulunmadığı gibi... Mevlana`nın rubailerinin asıllarını Türkiye`de ilk defa olarak 1896 yılında İstanbul`da Ahter matbaasında basılan ve Mevlana`nın torunlarından merhum Veled Çelebi İzbudak tarafından neşredilen; 1642 rubaiyi ihtiva eden ve Rubaiyyat-ı Hazret-i Mevlana adlı eserde de yoktur. Yine bu rubai 1944 yılında merhum Asaf Haled Çelebi tarafından Mevlana`nın Rubaileri adı altında asılları ile beraber tercümeleri de neşredilen 276 rubai arasında da bulunmamaktadır.

Adı geçen rubaideki "Baza" emrinin Farsça`da "Baz ameden" fiilinden yapıldığını, bunun da pek çoklarının zannettiği gibi "yine gel" manasından çok “vazgeç, bırak terk et” manalarına gelir. Semantik açıdan Hz. Mevlâna döneminde "baz ameden" fiili zikrettiğimiz manada kullanılır.


ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Hayrettin Karaman- Hoş…

Kulağa hoş gelen, gönüllere rahatlık veren, iyi bi...

Temmuz 20, 2009

MALİKÎ MEZHEBİ

Malik b. Enes b. Malik b. Ebi Amir el Asbahî'ye ni...

Temmuz 06, 2009

İSTİLA DEVİRLERİNİN KOLONİZATÖR …

  Prof. Dr. Ömer Lütfi BARKAN Selçuk-Bizans...

Temmuz 06, 2009

HZ. EBU BEKİR'İN HAYATI

Hz. EBU BEKIR ES SIDDÎK (r.a) (571-634)  &nbs...

Temmuz 05, 2009

RÜYALARIN ÖNEM VE ANLAMI

Rasulullah Muhammed Mustafa (aleyhissalatu vessela...

Temmuz 20, 2009

SELEF VE SELEFILIK

Selef kime denir? Hz. Peygamber s.a.v.'in “En ...

Temmuz 06, 2009

Ahmed Avni KONUK

AHMED AVNİ KONUK (1868 - 19.3.1938) Kadı Alî-zâ...

Temmuz 21, 2009

CÂHİLİYYE DÖNEMI

Bilgisizlik, gerçeği tanımama. İslâm, tam bir aydı...

Temmuz 05, 2009

İSTANBUL’DA MEVLEVÎLİK

Mevlevi Ayini ve Semâ Törenleri çok kez doluluk ...

Ocak 11, 2016

SÜNNİ SUFİ YOLLARI

  Ahilik Bayramilik Buhurilik  ...

Temmuz 06, 2009

TASAVVUFUN KISACA TARİHÎ GELİŞİM…

Hz. Peygamber, sahâbe, tâbiîn ve tebeu't-tâbiîn dö...

Temmuz 07, 2009

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal Yıl 1922... Kası...

Şubat 06, 2009