Aşk Burcunda Kim Oturuyor?


Hazret-i Mevlânâ tasavvuftaki aşkın sembolüdür. Diğerlerinde aşk yok demek değildir. Hepsinde aşk vardır ama bazı kişiler bazı konularda odaklaşmışlardır. Rahmet ve merhamette Hz. Ebubekir'in, adalette Hz. Ömer'in, îmân ve hayada Hz. Osman'ın, ilim ve gazada Hz. Ali'nin odaklaşması gibi. Yâni Hz. Ali âlim de, Hz. Ebubekir cahil mi? Estağfirullah. Veya Hz. Ebubekir halîm de, Hz. Ömer değil mi? Ömer âdil de, Osman zâlim mi? Estağfirullah. Değil, ama onlar odaklaşmışlar. Bunun gibi tasavvuftaki çok önemli unsurları olan zühd, takva, aşk, terk, yardım gibi hususların da odaklaşmış simaları vardır. Yardımda Hz. Abdülkadir'dir. Burhanda Hz. Ahmet er-Rifâî'dir, terkte Hz. İbrahîm Ethem'dir, zühdde Hz. Cüneyd-i Bağdâdî'-dir, irfanda Bâyezid-i Bestâmi'dir, aşkta Hz. Mevlânâ'dır. Dolayısıyla Hz. Mevlânâ bu işin zirvesi olarak kabul edildiğine göre aşkı öğrenmek isteyenler Hz. Mevlânâ'yla biraz yakın olmaya çalışsınlar. Ne dediğini öğrensinler, Mesnevî'sini okusunlar, gönüllerini beraber tutsunlar, bir gönül beraberliği yapsınlar, bir irtibat kursunlar. Bu illa Türbe-i şerîfi'nin önünde, sandukası önünde boyun kesmekten ibaret de değildir. Buradan gönlünü göndersinler. Çünkü o büyükler, kendilerine bir adım atana asgarî on adım atarlar. Aşkın o zaman belki biraz kokusu alınmaya başlanır. Şimdi o büyükler yok, dünyamızda artık maddîlik, nefsânîlik hâkim diyenlere de cevabı, yine Hz. Mevlânâ tarafından vaktiyle verilmiş, 'Gül mevsimi geçtiyse niye üzülüyorsun? Gülsuyu var ya.'

'Birleyen şirke düştü' diyen doğru söylüyor o halde?

Hallâc'ın sözü haktır, niyeti de haktır, ama her doğruyu söylemek doğru değildir. Çünkü bütün insanlar zahirî, kabuğu korumakla yükümlüdürler. Bazen taşmalar olur. O taşmalar hududu aştı mı onu ödetirler. Çünkü mademki kesafet âleminde, dünyada yaşıyoruz, kesafet âleminin gereklerini yerine getirmek lâzımdır. Hz. Peygamber kadar kimse yüksek değildir. Ama o, baba Muhammed'di, arkadaş Muhammed'di, kumandan Muhammed'di, devlet başkanı Muhammed'di, kendi camiinin inşasında çalışan amele Muhammed'di, ama aynı zamanda Rasûlullah Muhammed'di.


ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Hayrettin Karaman- Hoş…

Kulağa hoş gelen, gönüllere rahatlık veren, iyi bi...

Temmuz 20, 2009

MALİKÎ MEZHEBİ

Malik b. Enes b. Malik b. Ebi Amir el Asbahî'ye ni...

Temmuz 06, 2009

İSTİLA DEVİRLERİNİN KOLONİZATÖR …

  Prof. Dr. Ömer Lütfi BARKAN Selçuk-Bizans...

Temmuz 06, 2009

HZ. EBU BEKİR'İN HAYATI

Hz. EBU BEKIR ES SIDDÎK (r.a) (571-634)  &nbs...

Temmuz 05, 2009

RÜYALARIN ÖNEM VE ANLAMI

Rasulullah Muhammed Mustafa (aleyhissalatu vessela...

Temmuz 20, 2009

SELEF VE SELEFILIK

Selef kime denir? Hz. Peygamber s.a.v.'in “En ...

Temmuz 06, 2009

Ahmed Avni KONUK

AHMED AVNİ KONUK (1868 - 19.3.1938) Kadı Alî-zâ...

Temmuz 21, 2009

CÂHİLİYYE DÖNEMI

Bilgisizlik, gerçeği tanımama. İslâm, tam bir aydı...

Temmuz 05, 2009

İSTANBUL’DA MEVLEVÎLİK

Mevlevi Ayini ve Semâ Törenleri çok kez doluluk ...

Ocak 11, 2016

SÜNNİ SUFİ YOLLARI

  Ahilik Bayramilik Buhurilik  ...

Temmuz 06, 2009

TASAVVUFUN KISACA TARİHÎ GELİŞİM…

Hz. Peygamber, sahâbe, tâbiîn ve tebeu't-tâbiîn dö...

Temmuz 07, 2009

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal

Mevlevilik Ve Gazi Mustafa Kemal Yıl 1922... Kası...

Şubat 06, 2009